Ayın Karanlık Yüzü Gerçekten Var Mıdır?

Birçok insan günümüz dünyasında yayınlanan filmlerden ve yanıltıcı bilgilerden dolayı haklı olarak ayın bir karanlık yüzünün bulunduğunu düşünmekteler. Peki gerçekten öyle mi?

Aslında maalesef hayır. Çoğu zaman genellikle macera ve bilim-kurgu türünde filmlerde ayın bir karanlık tarafının olduğundan bahsedilir. Buna örnek olarak Transformers 3 – Ayın Karanlık Yüzü filmini verebiliriz (Filmin direk başlığı hatalı resmen! Yine de film güzel tabi ona lafımız yok).

Ayın aslında sürekli karanlıkta kalan karanlık bir tarafı yoktur. Ancak arka tarafı vardır (Tabi dünyadan bakan birine göre arka tarafı vardır). Nasıl mı? Şöyle açıklayalım: Ay’ın kendi etrafındaki dönüş hızı dünyanın etrafındaki dönüş hızıyla neredeyse ayı hızdadır. Bu sayede ay dünyanın etrafında dönerken aynı zamanda kendi etrafında da döndüğü için dünyadan sadece bir yüzü görünecek şekilde dönüşünü yapar. Bunu size daha iyi anlatmak istediğimiz için bir animasyon hazırladık. (Umarız beğenirsiniz):

Ayın dünya etrafındaki dönüşü. (GIF Animasyonu)

Peki sizce dünyadan en çok uzaklaşmayı başarabilen ilk kişi kim?

Çoğunuzun aklına hemen Apollo görevleri gelecektir. Ki bu doğrudur da, ancak daha detaylı olarak bahsetmemiz gerekirse cevap Apollo 11 astronotu Michael Collins olacaktır. Apollo 11 görevinde Neil Armstrong ve Buzz Aldrin aya iniş aracı ile indikleri sırada Michael Collins, görevi gereği aya inmek yerine ay yörüngesinde dolanan kontrol aracının içinde durmuştur. Neil Armstrong ve Buzz Aldrin ayın ön yüzünde dolanırken Collins ayın arka tarafında durduğu için Armstrong ve Aldrin’e göre dünyadan çok daha uzaktaydı. Hatta Ayın arka tarafındayken Ay dünyadan gelen sinyalleri engellediği için kendisi yaklaşık 33 dakika boyunca dünyadan hiçbir sinyali alamadığı için güneş sisteminin en sessiz adamı da olmuştu.

Apollo 11 ekibi görev yerleri.

Peki neden ayın arka tarafına hiç araç indirmiyoruz?

Sebebini aslında az önce belirttik ayın arka tarafındayken ayın kendisi Michael Collins’in içinde bulunduğu servis modülüne herhangi bir sinyalin ulaşmasını engelliyordu. NASA çalışanları bile sinyalin ay yüzünden ulaşılamadığı zamanları oldukça gerilimli bulduklarını belirtirler. Bu yüzden ayın arka tarafına herhangi bir insanlı görev yollanmamıştır. Hatta isteyenler buraya tıklayarak Apollo görevlerindeki iniş bölgelerini görebilirler. Ancak insanlı görevlerin olmadığı herhangi bir uydu veya robotun da iniş yapılmamış olduğu anlamına gelmiyor tabi.

Japon Uzay Ajansının (JAXA) Kaguya (Selene) uydusu tarafından alınmış Ay’ın arka yüzüne ait bir fotoğraf.

İşte bu yüzden “Ayın karanlık yüzü” yerine “Ayın arka tarafı” demek bilimsel açıdan daha sağlıklı ve daha doğru olacaktır. Umarız bugünkü içeriğimiz sizleri biraz olsun bilgilendirmiştir.

Eğer içeriğimizi beğendiyseniz paylaşabilir, diğer içeriklerimizden haberdar olmak için bizi İnstagramTwittter ve Faceboook üzerinden takip edebilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir